• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • Kişisel Blog

Harekete geçememek

Blogu büyük bir heyecanla açtım ancak bir türlü istediğim gibi içerik üretmeye başlayamadım. Finallerin başlaması, internet bağlantısında yaşadığım problemler gibi şeyleri bahane olarak gösterebilirim ancak bu tamamıyla doğru olmaz. Bir şeyler yazamamamın nedeni, içinde bulunduğm bu atalet ve harekete geçme zorluğu. Durum üşengeçlikle açıklanamayacak kadar ciddi. Bazen o kadar basit şeyleri bile üşenip erteliyorum ki. Oynadığım bilgisayar oyunlarında bir yerden başka bir yere gitmek bile inanılmaz zor geliyor. Sırf iki kat aşağı inmek ölüm gibi geldiği için tüm günü su içmeden geçirdiğim bile oluyor. Ulan hiç bir zaman çalışkan biri olmadım ama bu kadar tembellik bana bile fazla. Böyle bir adam gidip de bloguna her gün yazı yazar mı? Bu arada vizelerim bir dersin haricinde beklediğimden iyi gelmişti ama finaller öyle olacağa benzemiyor. Yarın son sınavıma gireceğim ve şimdiden kaç dersten FF alınca çapraza düşülür diye google aramaları yapmaya başladım allah affetsin. Ama sömestr tatili için güzel planlarım var. Bu bir aylık süre zarfında C dilini elden geçirip, bahar döneminde ki Nesneye Yönelik Programlama dersine ön hazırlık yapmak istiyorum. Umarım her şey güzel olur.

Otoban | Bölüm 1 (Hikaye)

shuffle

Aklıma durduk yere abuk subuk şeyler gelmeye başladı gene. Normal kafayla asla düşünmeye cesaret edemeyeceğim şeyler düşünüyorum şimdi. Siyahlıklar önümden azgın bir dere gibi tereddütsüz geçerken, gözlerimi kapatsam da bir şey fark etmeyecek gibi hissediyorum. Arada bir asfaltın hafiften bozuk bir yerinden geçmesek hareket ettiğimizi bile büsbütün unutacağım. Kafamı yasladığım cam soğuk, saçlarım alnıma yapışmış. Ağaçlar karanlıkta birbirine sokulmuş, onlarda üşüyor. Bir kış alışverişi şart oldu artık. Yağmur yağmıyor, silecekler ne zamandır açık? Arabaya bir yerden rüzgar giriyor, duyuyorum sesini, uğulduyor. Bayram namazına gidermiş gibi hissediyorum kendimi. Hem de kurban bayramı. Bilincimi kaybetmek üzereyim, bu uykudan başka bir şey, pençesine almak üzere beni. Arabayı kim kullanıyor? Aynadan şoförün yüzünü görmeye çalışıyorum. Karanlık. Haydaa gözümü açmayı unutmuşumda ondan karanlık. E bizim Hikmet bu. Onun çocuğu olmamış mıydı ne işi var burda? Vallahi pes doğrusu.

*Verba volant, scripta manent.

 

* Söz uçar, yazı kalır.

Vizelerimin bitmesinin ardından kendime verdiğim kafa izninde uzun zamandır açmayı düşündüğüm kişisel blog konseptini nihayet hayata geçirebildim. Daha öncelerden az da olsa blog tecrübem olsa da ilk kez kişisel blog tutacağım. Başlıkta ki motto dan yola çıkarak kendi hayatımda tam olarak oturtmak istediğim, hatırlanmak istenen her şey yazılmalı düşüncesiyle önce kendim için blog tutmak istiyorum. Bu yıl başladığım üniversite yaşantım boyunca okuduğum, yazdığım, izlediğim düşündüğüm kısacası deneyimlediğim bir çok şeyi burada yayınlamayı düşünüyorum.

Bu sebeple blog da kitap incelemelerinden bilişim sektöründe ki gelişmeler hakkında düşüncelerime, kendi yazdığım kurgu metinlerinden film ve dizi eleştirilerine kadar çok geniş yelpazeye yayılmış yazılar görebilirsiniz.